Azem YÜCEDAĞ Aranıyor!
Azem Yücedağ hocayla ilk tanıştığımda masanın üzerinde tek bir şey vardı: “İnci Taneleri” kitabının müsveddeleri. Sayfaların kenarları notlarla doluydu, bazı cümlelerin altı çizilmiş, bazı paragrafların yanına sadece tek bir kelime eklenmişti: “derinlik”
“Bu kitabın bir de evi olmalı,” demişti.
“Okuyanlar sadece kitabı değil, içindeki dünyayı da gezebilmeli.”
Biz de tam bunun için kendisi ile anlaşmıştık.
İnci Taneleri’nin web sitesini yapacaktım. Sade, sessiz ama etkileyici… Tıpkı onun anlatımı gibi.
Son görüşmemizde, Mısır Palas Hotel civarında bir kafede oturuyorduk. Laptopum açıktı, ana sayfa taslağını gösteriyordum kendisine…
Uzun uzun ekrana baktı, sonra gözlüğünü çıkarıp gülümsedi: “Az kaldı,” dedi. “Bazı şeyler yerini buluyor.” O günden sonra kendisinden haber alamadım.
Telefonlar cevapsız kaldı. Mesajlar tek tikte kaldı.
Ne kitabın yeni notları geldi ne de web sitesi için konuştuğumuz son düzeltmeler…
Şimdi yarım kalan bir site taslağı duruyor önümde. Boş bir “Hakkında” sayfası, yayınlanmayı bekleyen ama sahibini bekleyen cümleler…
İnci Taneleri hala masamda duruyor.
Her sayfayı çevirdiğimde aynı şeyi düşünüyorum:
Bazı insanlar kaybolmaz… sadece sessizleşir.
Azem Yücedağ hocamı arıyorum. Bir kitabın, bir sitenin ve yarım kalmış bir cümlenin tamamlanması için. Görenler olursa lütfen iletişim formundan yada aşağıdaki yorumlara yazsın. Kendisine ulaşmam gerekiyor.







